Spice Girls’ün dünya turnelerinin ilk konserini İstanbul’da vermesi biraz acayip değil mi? 1997’de, tüm dünyada manyakça popülerken, neden acaba?

TARİH

Baharat Yolu İstanbul’dan Başladı

Yıl 1997. İstanbul üzerinde güneş batmakta. Sokak lambaları henüz yanmaya başlamış, gökyüzünde hafif kızıllıklar. İleride Süleymaniye silüeti, müezzinin sesi şehre karışıyor. Derken o da ne? Gacur gucur bir dönen dünya grafiği ve onunla beraber bize yaklaşan devasa… SPICE WORLD

 

 

Spice Girls İstanbul konser kaydı böyle başlıyor.

 

Soru: Spice Girls’ün dünya turnelerinin ilk konserini İstanbul’da vermesi biraz acayip değil mi? 1997’de, tüm dünyada manyakça popülerken, neden acaba?

 

Niyeyse ilk aklıma gelen Seç Bakalım’da bir süre hosteslik yapmış ve dolayısıyla Türkiye’ye aşina olan Geri’nin bunu gruba önermiş olabileceği.

 

[Toplantı odasında Geri hışımla ayağa kalkıyor. Kalkarken her yerine kırmızı mayo-elbisesinin payetleri batıyor. Geri bu acıya aşina. Ve sorun değil çünkü işte bu batan payetler onu hayata karşı her daim teyakkuzda tutan…

 

“Onların ben ciğerlerini bilirim” diyor Kızıl Baharat. Sol eli istemsizce yumruk olurken sağ eliyle elbisesinin ağını düzeltiyor.

 

Geri, ikna olmayan grup üyelerine İstanbul’la ilgili söylendiği rivayet olunan bazı sözleri sıralıyor, hatırladığı şekliyle. “…Onu fetheden Spice ne güzel Spice, onu fetheden pop sansasyonu ne güzel pop sansasyonu…”]

 

Şimdi burada konuyu şöyle bağlayabilmek ne güzel olurdu: “İlk konser İstanbul’daydı çünkü bu topraklarda ‘girl power’a karşı her zaman hoşgörüyle yaklaşılmıştır. Girl power’lar yüzyıllarca girl power’lıklarını rahatça yaşayabilmiş, girl power’ların kılına dokunulmamıştır. Spice Girls’ü buraya getiren de, bugün 5Harfliler’i internette mümkün kılan da işte bu hoşgörüdür!”

 

Ama yapamıyorum çünkü:

 

“Bu topraklarda hoşgörü” hazır metnini nereden çaldığımı da ne büyük bir yalan olduğunu da biliyorsunuz. O şablonda ha girl power ha kirpi ha çokomel. Ama daha önemlisi…

 

Spice Girls’ün tüm Spice Girls’lükleri ışığında “girl power!” (KIZ GÜCÜ!) ile ne kastettiğini pek anlayamıyorum. 2007 tarihli Spice Girls: Giving You Everything adlı belgeselde Geri de bu slogandan “Girl Power blah blah blah” şeklinde biraz küçümseyerek bahsediyor. Yani aslında tüm veriler bu muğlak mesajın albüm satmak için zamanın ruhundan apartılmış ama pop dünyasının tüm gereklerine göre de bir güzel uygunlaştırılmış bir pazarlama oyunu olduğuna işaret ediyor. Gerçi dandik albümlerinden milyonlarca satmak için “Kızlar Güçlüdür” gibi bir slogan seçmelerini, 1997’den bu yana Türkiye’de popüler olmuş ve “daha çok üniversiteli gençlere hitap eder” sayılan çeşitli platformlarda, yayınlarda okuduğum kadınlar hakkında pek çok mide bulandırıcı “zekice” yazıya, çiziye tercih ederim.

 

Ama daha önemlisi: videoda gözlemlenebileceği üzere Spice Girls o kadar, nasıl derler, saçmasapan ki.

 

Kostümler, koreografi, sesler ve iki-üç tanesi dışında şarkılar -yılların vazgeçiremediği çetin çeviz hayranlarından özür dileyerek- fenaymış. İnsafa gelirsek, ilk konserleri olduğundan nasıl heyecanlı ve gergin oldukları çok belli. Ne yaptıklarını çok iyi biliyormuş gibi yapmaları gerekiyor ama hiç öyle görünmüyorlar. Konser bu Madonna-vari “avcumun içindesiniz” şov idealine meydan okuyan anlarla dolu. Mesela Victoria’nın dans sırasında memelerini kontrol etmesi fırlıyorlar mı diye:

 

 

Grubun diğer tüm üyeleri dans eğitimi almış olduklarından –bunu da belgeselden öğrendim- Geri koreografide biraz Geri kalıyor (hayııııııır). O yüzden hayalimde Geri’ye şöyle soruyorlar “Geri’cim senin başka ne meziyetlerin var?” Geri de diyor “Biraz İspanyolcam var”. O zaman diğerleri dans ederken Geri sahnenin ortasında kendi kendine İspanyolca konuşsun diye düşünülüyor. Buna en yakın çözüm olarak konserde Geri’nin talihsiz bir İspanyolca rap sekansına yer veriliyor.

 

Şarkıların çoğu playback, kulağa canlı ses çalınan yerlerin büyük kısmı da olmasa daha iyi. Tek Mel C (Sporty Spice) fena söylemiyor gibi ki bu yüzden bütün şarkıları aslında Mel C söylüyormuş gibi bir hava var.

 

Her Spice güya bir şey temsil ediyor ya, Mel C de turuncu iş tulumuyla, nerede yüksek nota, nerede manyak dans figürü ve acayip mimik varsa öne koşulmasıyla açıkça emekçi sınıfı temsil ediyor.

 

 

Üstelik birkaç sene sonra David Beckham’la evlenip sterlin denizinde yüzmeye başlayan tüm işi gören Mel C değil ne şarkı söyleyebilen ne dans edebilen Posh Spice Victoria oluyor. Çünkü… Sermaye yaratmak için sermaye gerekiyor (muydu öyle birşeydi?)

 


Mel C sınıf bilinci geliştirirken… Şimdi sakın ay Spice Girls’ü hiç hatırlamıyorum; ay Spice Girls çok bayağı falan yapmayın. Hepinizi gördük videoda hepiniziiiii:


Satanistler dahi

 

Nuri Bilge Ceylan (solda) 

 

 

Yazarın portresi (temsili)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YSalacak’ta İki Kız
Salacak’ta İki Kız

"Bilinmeyen" fotoğrafçı kimdi? Bu fotoğraf kaç senesinde çekildi?

KÜLTÜR

YBunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?
Bunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?

Ryan Murphy'nin yeni dizisi "Feud: Bette and Joan" üzerine

Bir de bunlar var

18. Yüzyıldan Bir Resimde Ankaralı Kadınların Peşinde
Reşat Ekrem Koçu’dan İstanbul Harikaları
Çin ve Afyon

Send this to friend