"Erkeğin fıtrî rolünü kaybetmesi onu kadına karşı acımasız şiddete, vahşi cinayetlere sürüklüyor..."

MEYDAN

Ali Bulaç’tan Koparılan Harçlıklar

Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç dünkü yazısında başörtülü kadınların bir sonraki seçimlerde aday olmak için kampanya başlatmaları ve AKP’ye baskı yapmaları vaktinin geldiğini söylüyor… ama şöyle bir girişle:

 

Bence prensip olarak –dinî öğretinin tamamından ve beşeriyetin her bölgesinde ve din havzasında gözlenen örfünden anladığım kadarıyla- kadının birinci görevi annelik ve ev hanımlığıdır. Zaruret varsa iş piyasasında öncelikle onun emeğini hak edecek kadar ücretle istihdam edilmesi gerekir. Liberal kapitalist piyasa ise kadını farklı çerçevede evin dışına çıkmaya zorluyor; anneliği ve ev hanımlığını itibarsızlaştırıyor; pozitif ayrımcılıkla kadın yuva kurmuyor; erkekler bu şekilde kışkırtılmış kadınlarla evlenmek istemiyor; sonuçta olan yine kadına oluyor. Birkaç tanesinin iyi durumuna karşılık yüz binlercesi iş-aş peşinde koşturuyor, yalnızlık içinde hayatını sürdürüyor, bir süre sonra saçını başını yoluyor ama iş işten geçiyor. Erkeğin fıtrî rolünü kaybetmesi onu kadına karşı acımasız şiddete, vahşi cinayetlere sürüklüyor, sonunda kadın devlete sığınıp kendini devletleştiriyor. Şimdi devlet her eve polis tayin edecek hale geldi. Bu çıkar yol değil ama ailede meydana getirdiği tahribattan iktidarı uyandıracak sesler maalesef kısık. Madem bizim kadınlar da bu modern tecrübeyi yaşamakta çok kararlı, yemekte oldukları ‘acı meyve’nin sonucunu beklemekten başka çare yok.

 

Bu büyülü girişten sonra Bulaç, “başlatsınlar hanımlarımız kampanyayı, en büyük destekçileri ben olacağım” diyor.

 

Eksik olma beybaba diye gözlerimizi devirip işimize dönmeden önce Ali Bulaç’ın iç dünyasında kısa bir gezintiye çıkalım ve tam olarak ne dediğini anlamaya çalışalım. Ali Bulaç tüm başörtülü kadınların babası, hamisi olduğunu hayal ediyor. Çocuk-ergen evladının kendisinden bir izin, bir harçlık koparma peşinde olduğunu düşünmek istiyor. Cüzdanını açtı ama güzelce bir kafa ütülemeden zırnık koklatacak değil.

 

Ali Bulaç kendi saçma sistemi açısından başörtülü kadınların da milletvekili (ve doktor ve pilot ve her şey) olabilmelerinin, evin dışına çıkmalarının hiç ama hiiiç iyi bir fikir olmadığının farkında çünkü bunun başına bir işler açacağını, bir şeyleri sarsacağını seziyor. Ama ne çare. Şimdi niyeyse vakit geldi demesi gerekiyor. Yazıdan anlaşılabilen, sırf onları kendi tarafından, yazısındaki deyimiyle “bizim” gördüğü için, aptal prensiplerini biraz olsun çiğnemek zorunda kalıyor. Beybabalığını bu durumda ancak “başlatın kampanyayı!” diye emir vererek yaşayabiliyor.

 

Bence prensip olarak böyle. Bir de bence prensip olarak insanlar moruk olmamalı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YSalacak’ta İki Kız
Salacak’ta İki Kız

"Bilinmeyen" fotoğrafçı kimdi? Bu fotoğraf kaç senesinde çekildi?

KÜLTÜR

YBunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?
Bunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?

Ryan Murphy'nin yeni dizisi "Feud: Bette and Joan" üzerine

Bir de bunlar var

Afsaneh Najmabadi’yle İran’da Trans Hakları ve Çeviri Belası Üzerine
Eli Göğsünde, “Milletim Beni Akladı”
Julia Kristeva: “Çiçekler için teşekkürler ama nedir anne dediğimiz?”

Send this to friend