17 senedir aynı gün aynı saatte ve aynı yerde barışçıl şekilde kutlanan 8 Mart'a bu sene polis saldırdı. Kadın düşmanı devletin arz-ı endamı.

MEYDAN

8 Mart Öyle Değil Böyle Olur

 

İstanbul’da 17 senedir kadınların hak mücadelesinin tarihi gece yürüyüşüyle kutlandığı 8 Mart’ı bu sene polis engellemeye çalıştı. Son senelerde çeşitli devlet aygıtlarıyla kadın örgütlerini marjinalize etmeye çalışan RTE, 8 Mart’ı suçlaştırma çalışmalarına bu sene tam gaz vermiş görünüyor. 100 yıllık Taksim Meydanı’nı cami avlusuna dönüştüren zat gaz yiyen kadınlar için, ezana hakaret ettiler, bunlar dinsiz bayraksız buyurmuş. Ne alakaysa?! Bir yanda HAK YOLU, diğer yanda betona gömülmüş, gazlanmış kamusal alanımız. Bununla yetinir mi? Yetinmez tabii. ‘Taksim’de güya Kadınlar Günü için bir araya gelen grup’ diye başlıyor sözüne. Bu ‘güya’yı çok seviyor biliyorsunuz. Yani, bunlar da güya kadınlar diyor. Arkasında CHP, HDP vızı vaza vizö… Şu günlerde Meral Akşener’i de hapisle tehdit etmekle meşgul kendisi biliyorsunuz. Yani politik görüşü olsun olmasın veya farketmeksizin ona- ADAMA- geri cevap veren her kadın, suyuna huyuna gitmeyen HER KADIN ‘güya’.

 

Büyük bir oyunla, projeksiyonla karşı karşıyayız arkadaşlar. Cumhurun yani halkın başkanı olan ve HEPİMİZİN hak ve emniyetini güvence altına almakla yükümlü bu kişi neyin başkanı? Döndüm baktım TDK bu arada ‘cumhur’ kelimesinin de mi anlamını değiştirmiş diye, ama yok, bakınız ‘halk’ hala orada duruyor.

 

CB bir taşla birkaç kuş birden vurmayı iyi bilir, bilirsiniz. Burada da hem tarihi bir kutlamayı, toplanmayı suçlaştırma mekanizmasını çalıştırıyor, hem Taksim Meydanı’nı bir cami avlusuna çevirme projesini gerçekleştiriyor, hem de ‘bizim kadınlarımız’ buyurduğu devlet mensuplarının tarihi bir hak mücadelesini iç etmesine yardım ve yataklık ediyor. Yine yeniden makbul olan ve makbul olmayan kadınlar ikiye ayrılıyor. İşte CB’nin temellük etmeye çabaladığı 8 Mart’tan, iki performanstan kareler: İnsan Hakları Birimi Başkanlığı görevini bir yıkama aklama ofisine çevirmiş olan ‘Yees, human rights‘ Revza Kavakçı Kan elbette oradaydı:

 

 

AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Kurucu Üyesi ve şu an Sancaktepe Belediye Başkan adayı olan Şeyma Döğücü bir Uğur Işılak performansını yürütüyordu:

 

 

8 Mart’ta adamlara karanfil dağıtmak. Hayır mezara yolluyorsan OK de, burası neresi?

 

 

Hayatında ilk defa çiçek almış gibi duran şu adamın sevincine bir an kalbim aktı. Ama sadece bir an.

 

 

Konuyu dağıtmayalım. Kadın düşmanlarına yanıt kısa ve öz: PATRİYARKAYLA UZLAŞMIYORUZ!

 

 

ÖZ HAKİKİ 8 Mart’tan kadınların bağımsız, hür seslerine dönelim:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ha dövizleri beğenmediyseniz üzülmeyin, sizin de geçmiş bayramınız kutlu olsun.

 

 

Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda dev bir mitingle 8 Mart’ı karşıladı:

 

 

Ankara böyledi:

 

 

 

 

 

İstanbul mora boyanmış, İzmirse narın kırmızısına (bereketi bol olsun!)

 

 

Samsun da yürüdü:

 

 

Kepez Belediyesi’nin #sırferkekpanel 8 Mart etkinliği de “tatlıya bağlandı”.

 

Eskişehir’deyse bir kadın polis kızıyla beraber yürüdü:

 

 

 

Polis de öyle değil böyle olur!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YTrans Misafir* Hanesi Projesi Başlıyor
Trans Misafir* Hanesi Projesi Başlıyor

Onur Ayı hayatın her alanında kuir direnişi görünür kılmak için kutlu bir vesile.

KÜLTÜR

YOrgazmın Teknolojisi: “Histeri,” Vibratör ve Kadınların Cinsel Tatmini Üzerine
Orgazmın Teknolojisi: “Histeri,” Vibratör ve Kadınların Cinsel Tatmini Üzerine

Ayizi Kitabevi'nin hazırladığı Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler tüm kitapçılarda!

MEYDAN

YHayatımız, mücadelemiz, isyanımız feminizm!
Hayatımız, mücadelemiz, isyanımız feminizm!

Hatırlayın: Erkeklik küçülebilen bir şeydir!

Bir de bunlar var

Alçıpanlar Kaplanmadan Önce
Nepal’in Dünyadaki Gizli Sağlık Krizini Çözmek İçin Attığı Adımlar
Bana Feminist Yalanlar Söyle

Send this to friend