Anlamak çözmeye yetmez, böreksiz olmaz, böreksiz olmaz.

ECİNNİLİK

8 Mart Çökeltisi: Aristo Bey N’apıyorsunuz?

Kadınlar gününü bu sene derlemeyle değil başka şekillerde ele aldık fakat üç dipnot var ki kutlu hafta bitmiş olsa da paylaşmak istedim.

 

Birincisi: Mersin Baro Başkanı Ali Er. Kadın avukatı kürsüden iterken keyfinden hiçbir şey kaybetmeyen bir baro başkanı, Ali Er:

 

 

Parlak bir kravat, minik bir itekleme, nasıl bir pişkinlik. Avukat hanımın çantasında pürel taşıdığını umuyorum. Ali Er’in kendini şöyle savunduğunu da eklemek isterim: “Gelen arkadaşımıza yol açmak adına yapmış olduğum bir refleks. Herhangi bir kasıtlı itme veya kakma yoktur.

 

mersin-baro-itek

Refleks

 

 

İkincisi ne idüğü belirsiz bir önce-sonra derlemesi. Feminist ışınlara maruz kalan kadınların saçı bakın nasıl da kısaldı ve renk değiştirdi:

 

mezkur

mezkur1

mezkur4

 

Bunu görünce aklıma birkaç sene önce yaşadığımız bir olay geldi. 5Harfliler’in ilk zamanları, bir reklam ajansı toplantıya çağırdı, gittik. Toplantı sırasında reklamcı bizi şöyle bir süzüp hayalkırıklığıyla şunu dedi: “Ben sizi, ne bileyim, böyle mavi saçlı, saçı kazılı falan hayal etmiştim”. Bayık görüntümüzle kadını resmen hüsrana uğrattığımızı hatırladıkça gülerim. Reklam maceramız da o gün başlamadan bitti, acaba imajı tutturamadığımızdan mı?

 

Reklam demişken… sonuncu kalem twitter kuşlarıyla DM’imizden ulaştırıldı. Aristo PR ajansının Kadınlar Günü “kutlama” görselleri. Gönderenin bir ajans çalışanı olduğuna inanmak istiyorum, gözlerine inanamayıp usulca 5Harfliler’e yürüyen bir whistleblower.

 

Bu gizli saklı bir belge olmadığına, yani müşterilere ajanslara falan gönderildiğine göre yorumlamamda sakınca yoktur değil mi? Öyle yılın ayıbı değil, Mersin baro başkanınki gibi çok kızdıracak bir şey de değil… sadece, Aristo bey n’apıyorsunuz? En hoşuma giden şu “durum çok kritik” ifadesi ile kavuşturulmuş kollar. Acayip önemli ve ciddi bir sosyal mesaj vaat ediyor fakat mesajlar şöyle:

 

aristo2

 

Tamam da arkadaşlar siz kimsiniz, yanda ajans kadınları diyor, görselde sizin vakur ifadeniz:

 

aristo3

 

aristo1

Bu da hem böreği yer, hem mesajı verir. İyi valla.

 

Fakat en iyisi:

aristo4

 

Ajans başkanının Kadınlar Günü vesilesiyle paylaştığı anekdota gel. Ben içeri dalınca hizaya girerler. Başkan, kendini yaktığın yetmezmiş gibi bütün erkek çalışanlarını da bu kötü fikre zorladığın gibi bir his alıyorum. Belki de yayın koordinatörü o yüzden surat astı. Diğeri börekten fazla memnun kaldığı için somurtamıyor.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YSalacak’ta İki Kız
Salacak’ta İki Kız

"Bilinmeyen" fotoğrafçı kimdi? Bu fotoğraf kaç senesinde çekildi?

KÜLTÜR

YBunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?
Bunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?

Ryan Murphy'nin yeni dizisi "Feud: Bette and Joan" üzerine

  • Ümmü Borgir

    Ajans kadınları hahahahahahahhhhh! Bir süredir bu kadar samimi bir anlam körlüğüne denk gelmemiştim. Beni Mersin baro başkanı kadar tilt etti diyebilirim çünkü bu insanların gururla paylaştıkları, söylemlerinin reklam yüzü buysa, yani Kadınlar Günü’nde konuyla ilgili dedikleri sayılı şeyden biri “kadınlar işten kaytarır” (“…özellikle de patron bensem”) ise o iş yerinde acaba başka neler söyleniyor, ne imalarda bulunuluyor, nasıl genellemeler yapılıyor hayal edebildiğimi düşünüyorum. Benim gördüğüm kadarıyla zaten ajanslar kadın erkeğe gelmeden genel olarak insanlık hali için çok zor yerler olabiliyorlar güç ilişkileri anlamında. Bir de bunun üzerine gece herkes onda harıl harıl neden bahsettiğini bilmeyen ve mini güç egzersizleri için kolları sıvamış müşterileri memnun etmeye çalışırken “Kocan evde aç” esprisiyle karşılaşmak cinai duygulara sebep olmaz mı? Bu fikrin üzerinden yuvarlandığı toplantı masasındaki kadınların içlerinden düşünebilecekleri tonla şeyi düşündüm. Ajans kadınlarını utandırmışlar bence.

    • Ümmü Borgir

      …bir de sanırım bu reklam kampanyasını düşünüp hayata geçirenleri daha çok ilgilendirecek ve üzecek bir açıdan, ajansı reklamcılıkta da kötü gösteren bir reklam bu. En basit ve sofistike olmayan haliyle gerekli aşamaları düşünüyorum: Kadınlar günü’nün önemini anlamak (eşitlik) – bu konuda doğru mesajı bulmak (“kadınların eşit muamele görmesi önemlidir”) – bu konuda doğru mesaj ileteni seçmek (eşitliğin önemini ve eksikliğini anlatacak görsel/yazınsal öğe) lazım, değil mi? yahu bunların hepsinde total olarak sınıfta kalıyor. Kadınlar günü’nü “kadınlarla ilgili hoş şeyler” olarak anlamışlar, hoş sandıkları şeyler de hoş değil rahatsız edici, bir de mesajı iletmek için kadınlara da ses vermeyip dabaş gibi kendileri öne geçmişler.

      • Ümmü Borgir

        Bu arada ajansın ARİSTOKRAT isminde bir dergisi var

        • Ümmü Borgir

          …soylu amaçlar için yola çıktılar

          • Ümmü Borgir

            Neyse ben gene de reklamcılık ortamının sahip olduğu kendine has stres biçimi ve miktarından dolayı kadınlar için bir başka türden saldırgan olabildiğine inanıyorum. Bu konuda bir tecrübe, hikaye, yorumu da dinlemek isterdim. Yani Kadınlar Günü’nü doğru notalarda basmış olması bir ajansın kadınlar için harika bir yer olduğu anlamına filan gelmeyebilir pekala

Bir de bunlar var

Turneye Çıkmak
Mick Halanız Sizi Çok Öpüyor
“Makyaj Yapanın Aynasını Şeytan Tutar”

Send this to friend