Kusuruma bakmayınız ama inanmak elimden gelmiyor mozaik pasta tadındaki çocukluğunuza. O pasta gerçekten pasta olaydı bugün hep beraber yiyor olurduk.

TARİH

6 Eylül Yazısı (Son kullanma tarihi: 7 Eylül [7’si dahil])

Bizim hiç Rum komşumuz olmadı. Küçükken oturduğumuz mahallede Yossi’lerle, Nayat’larla, Eleni’lerle birlikte oynamadık. Anneannemlerden yağmadan kaçan Rum komşularını evde sakladıklarını filan hiç duymadım. Babaannemden -ki bitmek bilmez hikâyeleriyle ünlüdür- bir şafak vakti evinden zorla çıkarılıp götürülen Ermenilere nasıl sahip çıktıklarını dinlemedim. Annemlerin de küçükken Yahudi komşularının Roş Aşana’sını kutladığını sanmıyorum.

 

Bugün 6 Eylül. Bir kez daha yılın “anne biz uzaylı mıyız?” diye sorguladığım günündeyiz. Herkeslerin çocukluğu ne şenmiş arkadaş. Saklambaçlar dinlerin kardeşliği, yakan toplar etnisite geçidi, evcilikler kültür mozaiği, mahalleler hep bir ağızdan “bütün dünya bayram olsa” imiş. Simitçi kahveci gazozcu ayrı mekânlarda ibadet eder birbiriyle gül gibi geçinir gider imiş. Herkeslerin Ermeni, Yahudi çocukluk arkadaşları, illa ki kurabiyeleri cennet bahçesi olan bir Rum komşu teyzesi var imiş. Acaba bir bizim aile mi ibiş?

Kusura bakmayın ama gına geldi mozaik nostaljinizden.

 

Madem herkesin çocukluk anıları bu kadar Rumlu, Ermenili niye kıyamet kopmadı bu memlekette? Hadi 1915’i bilmedik görmedik duymadık. 1955’in 6 Eylül’ünde ve ertesinde Rumlar taşlanırken, malları mülkleri bedenleri yağmalanırken (tecavüzlerden de bahsedelim mi biraz? Aman namusa halel gelmesin mi daha?) niye kimseciklerin elinden bir şey gelmedi? İç içeydi herkes o kadar madem, arkadaştı, komşuydu, sarmaş dolaş, gül oynaştı da nasıl devam etti hayat hayat olmaya?

 

Bugün bu kadar anı sahibi insansınız. Tamam, hepiniz ufacıktınız, top oynayıp acıkırdınız 1955’te. Sokaklara çıkıp Eleni ablanızı, Vasili amcanızı koruyacak, sahip çıkacak halde değildiniz. Amma velakin yetiştiniz artık. Kocaman insan oldunuz. Her 6 Eylül’de “ne güzel komşumuzdun sen Eleni abla” yazısı döşerken insan bir durur düşünür dünya o kadar bayram, herkes o kadar kardeşti de niye yer yarılıp toptan içine girmedik bu kahırla? Hep mi yağmacılar, vahşiler, ilkeller, cahiller? Hep mi beyinleri yıkanmış, parayla pulla kandırılmış, özel olarak seçilmiş, yetiştirilmişler? Hep onlara mı günah? Size hep esmer günler mi?

 

Bir değil, üç değil, beş değil ki. Silme katliam. Sırtlarını yasladıkları bir şey var kararları verenlerin. O şeye hiç yer vermiyorsunuz anılarınızda. Komşuya kıymakla kıyametin kopmayacağına güvenmeseler olur muydu böyle? Mozaik pasta tadındaki çocukluğunuza kim inansın şimdi?

 

O yüzden bu 6 Eylül’de değişik bir şey yapın. Türkiye’nin bütün Rum komşu teyzeli, Ermeni çocukluk arkadaşlı, Yahudi esnaf amcalı anı sahibi yetişkinleri, birleşin!
Ve anılarınızı kendi aranızda anlatıp yad edin allah aşkına.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YSon Kadın Bükücü: Aka Kubi
Son Kadın Bükücü: Aka Kubi

Ataaaa! Erkill! Hızlı uçmayın, pelerininiz kırışacak çocuğum!

MEYDAN

YBaşlangıçta Cumhur Vardı
Başlangıçta Cumhur Vardı

Açıkçası benim de yeni dönemden umudum var.

KÜLTÜR

YBir Kertenkelenin Ömrü: Patrick Melrose
Bir Kertenkelenin Ömrü: Patrick Melrose

Dizi bir çocuğa tecavüz etmeyi ve bunu sürdürmeyi mümkün kılan bütün bir eril dünyayı küçük detaylarla gözler önüne seriyor.

Bir de bunlar var

Sovyet Şarkıları 1: Ümit ve İncelik
Erken Dönem İslam Seramiklerinde Kadın Çehresi
“Radyum Kızları” ve Unutulmaz Mücadeleleri

Send this to friend